Liseyi bitirmek büyük bir başarı olabilir ama daha ne olduğunu anlamadan liseden sonra direk üniversiteye geçmeniz için inanılmaz bir baskıya maruz kalırsınız.

Ailenizden tutun da, öğretmeninize, hatta arkadaşlarınıza kadar herkes iyi bir üniversiteye gitmeniz konusunda üzerinize gelir ve bu oldukça tatsız bir durumdur. Tanıdık geldi değil mi?

Liseyi bitirdikten sonra bir yıllık bir ara vermek olağandışı değildir. Tek istediğimiz bir dört seneyi daha bu tempoda yaşamadan önce dışarı çıkıp biraz kendi kendimize zaman geçirmekten, birçoğumuz için aileleri hayal kırıklığına uğratmak üniversiteyi kazanmaktan daha korkutucudur.

Evden Uzak Bir Üniversite Seçmeniz İçin 5 Sebep

Neyse ki içinizdeki seyahat tutkusunu yatıştıracak bir orta yol var. Evinizden uzak bir üniversite tercih etmek, bir yandan ailenizi tatmin ederken, bu uzaklık aynı zamanda sizin kişisel gelişiminiz, özgürlüğünüz ve ailenizin ya da arkadaşlarınızın etkisi altında değilken kim olduğunuzu anlamanız için bir alan yaratır.

İşte aileden uzak bir üniversite tercih etmenin neden en iyisi olduğunu düşünmemizin 5 sebebi:

  • Uzaklık, daha sevgi dolu olmanızı sağlar.

Ben beş kişilik bir ailede büyüdüm. Uzaklaşmayı iple çekiyordum. Kendime ait bir alana, eşyalara, bir başkasına göre şekillendirmek zorunda kalmadığım yalnızca bana ait bir programa sahip olmak için sabırsızlanıyordum. Bir süre sonra uzaklaşmak sadece seyahat ve özgürlük ihtiyacımı gidermekle kalmadı, aynı zamanda bana sevdiklerimi özleme şansı verdi. Ailemi ve arkadaşlarımı bu kadar özel yapan acayiplikleri takdir etme şansına sahip oldum. Onları ziyaret etmek için geri döndüğümde, bu şekilde düşünen tek kişinin ben olmadığımı fark ettim çünkü yüz yüze arayı kapatmak her zaman en iyisidir.

  • Yeni bir kültür tanırsınız.

Her bir bölgenin sahip olduğu kültür diğerlerine göre daha değişiktir. Yeni insanlarla tanışmak ve eşsiz anılara sahip olmak istiyorsanız konfor alanınızın dışına çıkmanız şarttır. Sizinle aynı kültürel değerlere sahip olan bir okula gitmeniz size bir şey katmaz. Size her şeyi farklı bir bakış açısıyla deneyimlemenizi sağlayacak bir fırsat veren bir yer seçin.

  • Seyahat yeteneği kazanırsınız.

Avrupa ya da Afrika’ya gitmeseniz de sonuçta doğup büyüdüğünüz ve sürekli aynı insanlarla karşılaştığınız aynı şehirde olmayacaksınız. Tavsiyemi dinlerseniz, tamamen yeni geleneklerle, yiyeceklerle ve insanlarla karşılaşacağınız bir atmosfere sahip bir okulu tercih edeceksiniz.

  • Kariyeriniz için de yararlı olabilecek birçok insanla tanışırsınız.

Üniversite hayatınızın sonlarına doğru tüm danışmanlar ve öğretmenler iş dünyasında tanıdık insanlara sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu vurgularlar. Elbette işle ilgili belli bir donanıma sahip olmanız gerekir fakat tanıdık birine sahip olmanız o işe alınma şansınızı büyük ölçüde etkiler. Memleketinizi üniversite öğreniminiz için terk etmeniz ileride referans olarak kullanabileceğiniz çok daha fazla insanla tanışmanızı sağlar.

  • Okul harcınız düşünüldüğü kadar pahalı değildir.

Türkiye sınırları içerisindeki üniversitelerde zaten öğrenim harcı yoktur. Yurtdışındaki üniversiteler içinse harç miktarı her zaman uçuk rakamlardan oluşmaz. Walsh’ın da söylediği gibi, “Hayat konfor alanınızın bittiği yerde başlar.”. Bu yüzden sınırları zorlayın, yeni ve ilginç insanlarla tanışarak hayatı farklı şekillerde deneyimleyin ve kişisel gelişiminiz için kendinize bir alan yaratın. Kim ne derse desin, her şey mümkün, iyi araştırın, tercihinizi yapın ve meyvelerini kendiniz toplayın.

Hoşunuza gidebilir