20’li yaşlardayken tüm dünya etrafınızda gelişir. Genç, güzel, güçlü ve kaygısızsınızdır ki bu da sizi mükemmel bir gezgin yapar! Çulsuz olsanız da!

Seyahat etmek için özellikle mükemmel bir yaş yoktur ama 20’li yaşlardaysanız, yeni durumlara daha çabuk alışabilir ve konfor eksikliğiyle daha kolay başa çıkabilirsiniz. 20’li yaşlarında olanların yüksek dayanıklılık gücü de yoldayken işlerine yarayacak bir başka avantajdır.

İlerleyen yaşlarınızda da seyahat etmekten keyif alabilirsiniz ama muhtemelen tanımadığınız 5 kişiyle aynı odayı paylaşmaktan pek mutlu olmayacaksınızdır. Ayrıca, yaşınız ilerledikçe bir kariyer inşa etmeyi düşünmeye başlarsınız ki bu da seyahat etmek için size çok küçük bir alan bırakır; tabi freelance çalışan bir göçebe değilseniz ki o başlı başına ayrı bir yazı konusu.

Maceraperestler İçin 20’li Yaşlarda Seyahat Edilecek 20 Rota

Dünyayı ucuza nasıl gezebileceğinizi öğrenin ve tüm o partilerin, festivallerin ve inanılmaz tecrübelerin tadını çıkarın. İşte 20’li yaşlarda seyahat edilecek 20 rota!

  • Amsterdam

Amsterdam pek de yasal olmayan eğlenceleri ile tanınır fakat şehri ziyaret etme sebebiniz bu olmamalı. Amsterdam’ı şehrin özgürlüğü için ziyaret etmelisiniz. Kültürü ve cana yakın insanları ile seyahate bakış açınızı değiştirecek olan bu şehir maceranıza başlamak için harika bir yer.

  • Berlin

Berlin hipster ve girişimci dolu sokaklarıyla bir diğer etkileyici Avrupa şehridir. Oraya vardığınızda, Kreuzberg barlarına bir göz atmanız, mimariye hayran kalarak şehrin sokaklarını arşınlamanız ve terkedilmiş hava alanında bisikletle turlamanız gerekir. Berlin keşfedilmeyi bekleyen birçok harikaya sahip, bu yüzden kendinizi Berlin’in über havalı sokaklarına bırakın, gitsin.

  • Belgrad

Gitmeden ne kadar rahat ve güzel bir şehir olduğunu anlayamayacağınız, Batı Avrupa yolu üzerinde kalan ve tarih sayfalarında önemli yeri olan özel bir şehirdir Belgrad. ”Konuşma, öpüş” felsefesiyle gece hayatına akabilir, 500 yıldan fazla sürmüş Osmanlı hükmünün kalıntılarını gezebilir, ucuza lezzetli yiyecekler yiyerek harika içecekler deneyebilirsiniz. Uzun boylu ırkın getirdiği avantajlar ve fiyatların uygunluğu bu şehri gidilecekler listenizde bir numaraya taşıyabilir. Uçakla bir saatlik yolun sonunda vizeye gerek kalmadan girilebilen tarihi şehir Belgrad’ı kaçırmayın deriz…

  • Dubrovnik

Hırvatistan’da bulunan Dubrovnik, 20’li yaşlarda olan herkesin hayatı boyunca en az bir kere ziyaret etmesi gereken şehirlerden biridir. Game of Thrones’un çekildiği yerlerden biri olmasının yanı sıra, Dubrovnik uzun yürüyüşler yapıp kendinizi orta çağda hayal edebileceğiniz eski kasabalara ev sahipliği yapar. Şehir, Adriatik denizinin çekiciliğiyle daha da eşsizleşen bir parti atmosferine sahiptir. Dubrovnik’ten ayrılmadan önce, nefes kesen deniz manzarasıyla Buza Bar’ı ziyaret etmeyi unutmayın.

  • Budapeşte

Sıklıkla Bükreş ile karıştırılan Budapeşte, Avrupa’nın güzel şehirlerinden biridir. Tuna Nehri’nin ikiye böldüğü Budapeşte iki tür yerli halka sahiptir: Peşte kısmındaki parti insanları ve Buda’da bulunan turistler. Ayrıca şehirde bir Yahudi kesimi de bulunur. Yani yapacak birçok şey ve tanışılacak çok fazla insan var!

  • İstanbul

San Francisco’daki Golden Gate Köprüsü’nü görmeye gidemiyorsanız, İstanbul’u ziyaret edin. İki kıtanın üzerinde yer alan tek şehir olan İstanbul, özellikle geceleri ışıkları bir festival havası yaratan boğaz köprüsüyle sizi büyüleyecek. Beyoğlu’nun gece hayatına dalmadan önce Ayasofya’dan yayılan ezan sesinin tüylerinizi diken diken etmesini hissetmeli ve Kapalı Çarşı’da dolaşıp gizli geçitleri keşfetmelisiniz, alışveriş yaparken pazarlık etmeyi de unutmamalısınız. Geleneksel bir Türk hamamını da ziyaret edebilirsiniz.

  • Londra

Oldukça kozmopolit bir şehir olan Londra kesinlikle 20’li yaşlardayken ziyaret edilmelidir. Şehrin kültürel çeşitliliğine tanık olduğunuzda gerçekten tüm dünyayı hisseder gibi olacaksınız. Vintage kıyafetler için Portobello Pazarını ziyaret etmeyi unutmayın ve büyük Londra metrosunda kaybolmamaya çalışın.

  • Reykjavik

Reykjavik şaşırtıcı bir biçimde pahalıdır ama görülmeye değer bir şehirdir. İzlandalılar çok yaratıcı ve sıcak kanlı insanlardır, yani onlardan birçok şey öğrenebilirsiniz. Adayı turladıktan sonra lokal bir pub’a girip “the Black Death” denilen schnapps türü içkiyi sipariş edin, nedenini anlayacaksınız!

  • Santorini

Santorini adasının görüntüsünü asla unutmayacaksınız. Beyaz evleri, arkeolojik alanları ve bunları tamamlayan mavi denizi ile size eşi benzeri olmayan duygular yaşatacak. Santorini hem parti havasını, hem de huzuru aynı anda içerisinde barındırmasıyla hayatınız boyunca aklınızda kalacak.

  • Barselona

Barselona, önce Gaudi’nin eşsiz mimarisine hayran kalacağınız sonrasında da orijinal tapasların tadına doyamacağınız bir yerdir. Görülmesi gereken diğer yerlerden bazıları ise İspanyol kültürünü iliklerinize kadar hissedeceğiniz Park Guell ve Gothic Mahallesidir.

  • Hong Kong

Hong Kong yiyecek, alışveriş ve eğlence gibi konularda gezginlere pek çok ilgi çekici öneri sunar. Yerel lezzetleri denemeniz için gidebileceğiniz en uygun yer Çin’in en ucuz ve en çok tercih edilen restoranı Tim Ho Wan’dır. Karnınız doyduğunda Victoria Limanı’nın ışıklarını izleyip şehrin gece hayatını keşfe çıkabilirsiniz.

  • Tokyo

Değişik birşeyler tecrübe etmek istiyorsanız, Tokyo’yu ziyaret edin. Tüm alternatif kültürlerin ve garipliklerin başkenti olan Tokyo’da sevdiğiniz bir anime karakterinin kılığına girip dolaşabilir, tuvalet restoranında yemek yiyebilirsiniz ve bunlar şehirde keyif alabileceğiniz garip aktivitelerden yalnızca birkaçıdır.

  • Anuradhapura

Sri Lanka’nın büyüleyici şehirlerinden biri olan Anuradhapura, aynı zamanda inanılmaz tarihi ve antik kalıntıları dolayısıyla UNESCO tarafından dünya mirası olarak kabul edilen yerlerden biridir. Tüm şehri ele geçirmek üzereymiş gibi görünen ormanlarıyla şehir manzarası adeta nefes kesicidir. Adayı ilk kez ziyaret ediyorsanız görülecek ve yapılacak çok şey var ama Mihintale’nin zirvesinden gün batımını izleyip hayran kalarak başlayabilirsiniz.

  • Tel Aviv

Orta Doğu’nun eğlence başkentinin Tel Aviv olabileceği kimin aklına gelirdi ki? Bu, şehri ziyaret ettiğinizde karşılaşacağınız en beklenmedik olay. Bütün gece parti yaptıktan sonra Tel Aviv’in güzel plajları rahatlamaya birebirdir. Yerel lezzetleri tatmak isterseniz Lilienblum Sokağı’na göz atabilirsiniz.

  • New York

New York karnı aç gezginler için sunduğu yemekleri, şehir turları, gece hayatı ve kent kültürü ile vazgeçilmez bir yer. Şehrin tamamını keşfetmek çok zaman alacağı için belirli yerlerden başlamakta fayda var.

  • Las Vegas

Las Vegas’ta çılgın partilerden çok daha fazlası sizi bekliyor. İnternetten küçük bir araştırma yaparsanız, şehrin kumar ve alkolden ibaret olmadığını ve yapılacak birçok ilginç aktiviteye sahip olduğunu göreceksiniz.

  • New Orleans

Caz şehri New Orleans her ne kadar karanlık oyunlarıyla ünlü olsa da şehrin ruhu beklenildiğinden daha fazlasını içerisinde barındırıyor. French Quarter eğlence konusunda size birçok alternatif sunarken, New Orleans’ın tamamı gurmeler için mükemmel bir rota.

  • Rio de Janeiro

Brezilya partileri ile tanınır ki bu da 20’li yaşlardaki bir gezgin için iyi bir haber fakat asıl eğlence danstır. Bir kokteyl kapıp samba hareketlerinizi göstermek için sahile yollanın!

  • Buenos Aires

Buenos Aires de danslarıyla ünlü olan bir şehirdir ama bu sefer konumuz tango. Bir yandan tango öğrenirken, bir yandan da şehrin zengin mimari yapısını keşfe çıkıp hayran kalabilirsiniz. Şehir “Güney Amerika’nın Paris’i” olarak da bilinir çünkü bu şehirde yaşayanlar hem Latinler gibi sıcakkanlı hem de Avrupalılar gibi sofistikedir. Çelişki sizi şaşırtabilir.

  • Montreal

Montreal, yerel halkın Fransızca konuştuğu ikinci büyük şehirdir ve birçok festivale ev sahipliği yapmaktadır. Şehir eski bir Avrupa şehrine benzer ve mutfak kültürü müthiştir. Montreal sizi yaratıcılığıyla şaşırtacaktır, özellikle de stil sahibi kafelerinde takılacak olursanız.

  • Melbourne

“Gold-Rush era” (Altına hücum) diye tanımlanan dönemden kalma yapılarla birleşen modern mimarisi ile Melbourne tarz sahibi bir şehirdir. En son trendlere ve yaşam tarzlarına ayak uydurabilmek için kendini sürekli yenilemesi şehri dinamik ve heyecan verici bir hale getirmektedir.

Hoşunuza gidebilir