Fotoğraf: Freepik

Kaygıyla başa çıkmak için birçok kanıta dayalı yöntem var: derin nefes egzersizleri, dikkat dağıtıcı aktiviteler, felaket senaryolarını gerçeklerle sorgulamak. Bunların büyük çoğunluğu gerçekten işe yarıyor.

Yine de klinik psikolog Dr. Lauren Cook‘un vurguladığı gibi, “herkese uyan tek bir yaklaşım yok.” Anlık krizlerde işe yarayan başa çıkma mekanizmaları, uzun vadede kaygıyı azaltmak için de geçerli olmayabilir. Dahası, bazı alışkanlıklar kısa vadede rahatlatıcı görünse de zamanla kaygı döngüsünü daha da güçlendirebilir.

Aşağıda kaygı alanında uzmanlaşmış psikologların en sık geri teptiğini gözlemlediği alışkanlıkları ve bunların yerine kullanabileceğiniz daha etkili yaklaşımları bulabilirsiniz.

1. Planları iptal etmek

Kaygı bastırdığında evde kalmak cazip gelir — ve bazen bu gerçekten doğru karardır. Sizi gerçekten bunaltacak durumlardan kaçınmak her zaman yanlış değil. Ancak planları iptal etmeyi bir alışkanlık haline getirmek belirtileri daha da kötüleştirebilir.

Dr. Cook bunu “klasik bir kaçınma biçimi” olarak tanımlıyor. Her büyük toplantıdan önce hasta numarası yapmak ya da diş hekimi randevusunu defalarca ertelemek gibi yalnızca hafif bir rahatsızlık yaratan durumlardan sürekli kaçmak, beyne “kaçmak çözümdür” mesajı verir.

Ne yapmalısınız?

Otomatik olarak hayır demeden önce Dr. Cook şu soruyu sormayı öneriyor: “Gitsem kendimle gurur duyar mıydım?” Kaygınızı 1’den 10’a kadar puanlayın. 4-6 arası stresli ama yönetilebilir; 7-9 arası ise bir adım geri atmanızın daha güçlü bir sinyali olabilir. Amaç her şeyi zorla atlatmak değil, büyüyebileceğiniz rahatsızlık ile görmezden gelmemeniz gereken sıkıntı arasındaki farkı öğrenmek.

2. Cevap aramak için internete ya da yapay zekaya başvurmak

Aşırı düşünürken şüpheli belirtileri Google’da aramak ya da belirsiz bir mesajı ChatGPT’ye çözdürmeye çalışmak son derece insani bir tepki. Ancak Dr. Cook’a göre “bu, insanları daha da tetikte olmaya iten klasik bir kaygı pekiştirici.” Aslında yaptığınız şey kendinize sahte bir kontrol hissi vermek ve en kötü senaryoları beslemekten ibaret.

Ne yapmalısınız?

Dr. Cook araştırmaya karşı değil — ama odak noktası korku hikayeleri değil, olgular olmalı. Sağlık endişeleri için güvenilir hastane siteleri veya üniversite araştırma veritabanları gibi yetkili kaynaklara başvurun. Gündelik kaygılar için de aynı ilke geçerli: Bir antrenmanı atlamak fizyolojik olarak genel kondisyonunuzu mahvetmez — bunu bilmek başlı başına bir sakinleştirici olabilir. Aşırı düşünme döngüsünden çıkma yolları hakkında daha fazla bilgi için aşırı düşünme döngüsünü kırmanın 6 yolu yazımıza bakabilirsiniz.

3. Yatıştırmayacağını bildiğiniz cevabı arkadaşlardan beklemek

Kaygılandığınızda arkadaşlarınıza ulaşmak normal. Sorun, farkında olsanız da olmasanız da yalnızca tek ve çok spesifik bir cevabı bekleyip başka her şeyi reddettiğinizde ortaya çıkıyor. Lisanslı klinik psikolog Dr. Alicia Hodge, bunu şöyle açıklıyor: “Yalnızca bir yanıt arıyorsunuz ve başka ne söylenirse söylensin kabul etmeyeceksiniz.” Bu döngü hem sizi hem de sosyal çevrenizi yoruyor.

Ne yapmalısınız?

Dr. Hodge, grup sohbetine gitmeden önce rahatsızlıkla sadece 10 dakika oturmanızı öneriyor. Tam olarak neyin sizi korkuttuğunu belirleyin, ardından kendi başınıza en az iki makul açıklama üretin. Bu egzersiz zamanla başkalarının onayına ihtiyaç duymadan sakinleşmeyi öğretebilir.

4. “Bunu yaparsam her şey yoluna girecek” düşüncesine inanmak

Bu terfi gelirse kendimi güvende hissedeceğim. Mesaj atarlarsa bu ilişki konusunda sakinleşeceğim. Dr. Hodge’a göre bu tür büyüsel düşünceler rahatlatıcı gelse de tehlikeli bir yanılsamaya kapı aralıyor: “Her şeyin bu bir şeyi tamamladığımda yoluna gireceği fikrine kapılıyoruz. Ama kaygı — ve hayat — bu şekilde işlemiyor.”

Ne yapmalısınız?

Tek bir mucizevi çözüm umudu yerine kendinizi gerçeğe sabitleyin. Sizi ya-hep-ya-hiç hissettiren bir an için kendinize şunu söyleyin: “Bu, kendimi kanıtlamak için birçok projeden sadece biri.” Ya da birinin ne zaman yanıt vereceğini kontrol edemediğinizi ama gün boyunca ne yapacağınızı kontrol edebildiğinizi kabul edin. Dr. Hodge, bu ince zihniyet değişikliklerinin daha gerçekçi ve sağlıklı bir kontrol hissi sağlayabileceğini belirtiyor.

5. Kaygısız olmayı beklemek

Tüm öz yardım kitaplarını okumak, meditasyon yapmak, terapiye gitmek — ve o koşan düşünceler sonunda tamamen geçecek, değil mi? Dr. Hodge’a göre hayır: “Yapabileceğiniz tek bir sihirli şey yok.” Kaygısını iyi yönetebilen insanlar bile büyük sunumlar öncesinde ya da garip sosyal anlarda gergin hissedebilir. Hiçbir zaman bu şekilde hissetmemeniz gerektiğine inanmak sizi baskı altında, umutsuz ve öz eleştirel bırakır.

Ne yapmalısınız?

Dr. Cook’un önerisi net: “Kaygınızın orada olduğunu kabul edin ve onunla birlikte anlamlı bir yaşam sürebileceğinizi bilin.” Kaygıyı ortadan kaldırmayı hedeflemek yerine şu an atabileceğiniz somut ve yönetilebilir adımlara odaklanın: O e-postayı gönderebilir misiniz? Mideniz sıkışık hissettirse de akşam yemeği yiyebilir misiniz? Partide 30 dakika kalıp sonra ayrılabilir misiniz?

“Kaygıyla yaşamayı öğrenmek uzun bir süreç” diyor Dr. Cook — ama imkânsız değil. “Bunu yaparak ondan daha az korkar hale geliyoruz.” Bu yolculukta kendinizle kurduğunuz ilişki de belirleyici bir rol oynuyor. Kendini sevmeyen biri için hayat hiçbir zaman yeterli hissettirmez yazımızda bu bağlantıyı daha ayrıntılı ele aldık.

KaynakSELF
Bu habere emoji ile tepki ver

Ebru, uzun yıllardır dijital yayıncılık, içerik editörlüğü ve haber yazımı alanlarında çalışan bir editördür. Kariyeri boyunca çeşitli yayın organlarında görev almış; farklı hedef kitlelere yönelik içeriklerin hazırlanması, düzenlenmesi ve yayın süreçlerinin yönetiminde aktif rol üstlenmiştir. Özellikle yaşam, sağlık, kültür ve gündelik hayata odaklanan içeriklerde sade, güven veren ve okunabilir bir editoryal dil benimser. Doğruluk, kaynak hassasiyeti ve içerik kalitesini ön planda tutan Ebru Çelik, hem güncel yayın akışına uygun metinler hem de uzun soluklu dijital içerikler üzerinde çalışmaktadır.
Hoşunuza gidebilir
youtube banner