Göğsüne elini koyarak rahatsızlık hisseden kadın, kadınlarda kalp krizi belirtileri

Kalp krizi denince akla çoğu zaman göğsü tutarak yere çöken bir erkek gelir. Oysa kalp hastalığı, Amerikan Kalp Derneği’ne göre kadınlarda da ölüm nedenlerinin başında geliyor ve kadınlarda kriz her zaman bu tabloyla başlamıyor. Göğüs ağrısı kadınlarda da en sık görülen belirti; ancak nefes darlığı, bulantı, olağandışı yorgunluk ya da sırt ve çene ağrısı gibi belirtiler daha sık eşlik ediyor. Bu belirtiler mide rahatsızlığı, stres ya da yaşlanma sanıldığında, tedaviye ulaşma süresi uzayabiliyor.

Kadınlarda belirtiler neden farklı seyredebilir

Mayo Clinic, kadınlarda kalp krizinin ciddi bir damar tıkanıklığı olmadan ya da kalbi besleyen küçük damarlardaki sorunlar nedeniyle gelişebildiğini belirtiyor. Menopozdan sonra östrojen düzeyinin düşmesi, küçük damar hastalığı riskini artıran etkenlerden biri olarak gösteriliyor. Mayo Clinic’e göre kadınlarda belirtiler istirahat hâlinde, hatta uyku sırasında da ortaya çıkabiliyor.

Belirtiler bazen göğüs ağrısından daha belirsiz ama daha fark edilir olabiliyor. Diyabet de ağrının algılanma biçimini değiştirebildiği için kalp krizinin sessiz geçmesine yol açabiliyor.

Ne yapmalısınız:

  • Göğüs ağrısı olmadan ortaya çıkan ani ve açıklanamayan belirtiler de kalp kaynaklı olabilir; bu ihtimal akılda tutulabilir.
  • Belirtilerin dinlenirken ya da gece uykudan uyandıracak biçimde başlaması, önemsiz sayılmamalı.
  • Diyabeti olan kadınlarda belirtilerin silik olabileceği göz önünde bulundurulabilir.

Kadınlarda sık görülen kalp krizi belirtileri

Amerikan Kalp Derneği (AHA), göğsün ortasında baskı, sıkışma, dolgunluk ya da ağrıyı en sık uyarı işareti olarak sayıyor; bu his birkaç dakika sürebiliyor ya da gidip gelebiliyor. Kollarda, sırtta, boyunda, çenede veya midede ağrı, göğüs ağrısıyla birlikte ya da onsuz nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ve baş dönmesi de uyarı işaretleri arasında.

AHA’ya göre kadınlarda kaygı, nefes darlığı, mide rahatsızlığı, omuz, sırt ya da kol ağrısı ve olağandışı yorgunluk ile halsizlik daha sık görülüyor. Bazı kadınlar sırtın üst kısmında, etrafına ip sarılıyormuş gibi bir sıkışma hissinden söz ediyor. ABD Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü (NHLBI) de bazen günlerce süren olağandışı yorgunluğun kadınlarda daha yaygın olduğunu belirtiyor.

Ne yapmalısınız:

  • Göğüste baskı ya da sıkışma hissi birkaç dakikadan uzun sürüyorsa ya da tekrar ediyorsa beklemeden 112 aranmalı.
  • Çene, boyun, sırt veya kol ağrısı nefes darlığı, terleme ya da bulantıyla birlikte geliyorsa bu tablo acil durum olarak değerlendirilmeli.
  • Birkaç gündür süren ve nedeni açıklanamayan ağır bir yorgunluk varsa hekime başvurmak yerinde olur.

Araştırmalar kadın ve erkek arasındaki farkı nasıl gösteriyor

2022 yılında Journal of Clinical Medicine dergisinde yayımlanan ve 15 prospektif çalışmayı bir araya getiren meta-analize göre, akut koroner sendrom sırasında kadınlarda nefes darlığı, kol ağrısı, bulantı ve kusma, yorgunluk ve çarpıntı erkeklere göre daha sık görülüyor. Örneğin bulantı ve kusma riski kadınlarda yaklaşık 1,4 kat, çarpıntı yaklaşık 1,7 kat daha yüksek bulundu. Araştırmacılar bu belirtiler için “atipik” ifadesinin artık kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.

55 yaş altındaki 2009 kadın ve 976 erkeğin incelendiği VIRGO çalışmasında ise kadınların yüzde 87’si, erkeklerin yüzde 89,5’i göğüs ağrısıyla başvurdu. Yani göğüs ağrısı kadınlarda da ana belirti; ancak Circulation dergisindeki bu çalışmaya göre kadınların yüzde 61,9’unda üç ya da daha fazla ek belirti vardı, erkeklerde bu oran yüzde 54,8’di.

Ne yapmalısınız:

  • Göğüs ağrısı kadınlarda da en sık belirti olduğundan hafif ya da kısa süreli olsa bile ciddiye alınmalı.
  • Göğüs ağrısına eşlik eden bulantı, çarpıntı ya da nefes darlığı, şikâyetin kalpten kaynaklanabileceğini düşündürebilir.
  • Belirtiler sağlık ekibine olduğu gibi, hepsi sayılarak anlatılabilir.

Belirtiler neden gözden kaçıyor

AHA, kadınların bu belirtileri sıklıkla reflü, grip ya da yaşlanma gibi daha hafif durumlara bağladığını belirtiyor. VIRGO çalışmasında kadınların yüzde 20,9’u belirtilerini stres ya da kaygıya yorarken erkeklerde bu oran yüzde 11,8’de kaldı.

Aynı çalışmada kadınların yüzde 29,5’i hastaneye yatmadan önce benzer şikâyetlerle sağlık kuruluşuna başvurmuştu. Bu kadınların yüzde 53’ü, hekimin şikâyetleri kalple ilişkilendirmediğini bildirdi; erkeklerde bu oran yüzde 37’ydi.

Ne yapmalısınız:

  • Yeni başlayan ya da alışılmadık şiddette “mide” veya “stres” belirtileri, kalp ihtimali dışlanmadan geçiştirilmemeli.
  • Başvuru sırasında kalp krizinden şüphelenildiğini açıkça söylemek, değerlendirmenin bu yönde yapılmasına yardımcı olabilir.
  • Risk etkenleri, örneğin diyabet, tansiyon, sigara ya da aile öyküsü, hekime ayrıca belirtilebilir.

Kalp krizinden şüphelenildiğinde ne yapılmalı

NHLBI, kalp krizi olduğundan emin olunmasa bile acil yardım çağrılmasını ve bunun hiçbir zaman ertelenmemesini öneriyor. Kalp krizi ağrısı dinlenmekle ya da ilaçla geçmiyor ve belirtiler birkaç saat boyunca gidip gelebiliyor. NHLBI, ambulansı hastaneye ulaşmanın en iyi ve en güvenli yolu olarak tanımlıyor.

AHA da belirtilerin geçmesini beklemeden acil yardım çağrılması ve hastaneye hemen ulaşılması gerektiğini vurguluyor. Türkiye’de acil çağrı numarası 112.

Ne yapmalısınız:

  • Kalp krizinden şüphelenildiğinde vakit kaybetmeden 112 aranmalı; hastaneye kendi imkânlarıyla gitmeye çalışmak yerine ambulans beklenmeli.
  • Beklerken oturur pozisyonda kalmak ve yakınlara haber vermek yerinde olur.
  • Sağlık ekibine belirtilerin ne zaman başladığı ve nasıl seyrettiği aktarılabilir.

Kadınlarda kalp krizi riskini artıran durumlar

Mayo Clinic’e göre sigara, kadınlarda kalp hastalığı için erkeklere göre daha güçlü bir risk etkeni. Gebelikte görülen yüksek tansiyon ya da diyabet, kadınların ilerleyen yıllardaki riskini artırabiliyor. Lupus ve skleroderma gibi bazı otoimmün hastalıklar, menopoz sonrası dönem, stres ve depresyon da kadın kalbini daha fazla etkileyebilen durumlar arasında sayılıyor. Erken yaşta kalp hastalığı aile öyküsü de kadınlarda daha belirgin bir risk etkeni olarak görülüyor.

Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerleri bu riskin önemli bir parçası. Belirti vermeden ilerleyebilen tansiyon için yüksek tansiyonun fark edilmesi zor belirtilerini anlatan yazıya, kolesterolle ilgili yaygın inanışlar için kolesterol hakkında doğru bilinen yanlışlar yazısına göz atılabilir.

Ne yapmalısınız:

  • Gebelikte yüksek tansiyon ya da diyabet geçirildiyse bu bilgi sonraki yıllarda da hekimle paylaşılabilir.
  • Menopoz sonrasında tansiyon, kolesterol ve kan şekeri düzenli aralıklarla kontrol ettirilebilir.
  • Sigara içiliyorsa bırakmak için destek almak, kalp sağlığı için atılabilecek en önemli adımlardan biri.

Kalbi korumaya yardımcı günlük adımlar

AHA, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta ya da 75 dakika yüksek yoğunlukta aerobik egzersiz ve haftada en az iki gün kas güçlendirme çalışması öneriyor. Sebze, meyve, tam tahıl ve yağsız protein ağırlıklı, işlenmiş gıda, eklenmiş şeker, tuz ve alkolü sınırlayan bir beslenme düzeni de öneriler arasında. AHA’ya göre sigarayı bırakmak, koroner kalp hastalığı riskini bir yıl içinde yaklaşık yarıya indiriyor.

Mayo Clinic, stresin yönetilmesini ve her gün 7–9 saat uyunmasını da kalp sağlığını destekleyen adımlar arasında sayıyor. Günlük yaşama eklenebilecek diğer alışkanlıklar kalp dostu alışkanlıkları anlatan yazıda ele alınıyor.

Ne yapmalısınız:

  • Haftaya yayılmış yürüyüş gibi orta yoğunlukta hareket, kalp sağlığı için iyi bir başlangıç olabilir.
  • Tabakta sebze, meyve ve tam tahılların payı artırılırken işlenmiş gıdalar ve tuz azaltılabilir.
  • Kendi risk durumunu öğrenmek için hekimle düzenli kontrol planı yapılabilir.

Bu sitede yer alan içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tıbbi bir tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili her türlü sorunuz için mutlaka doktorunuza veya profesyonel bir sağlık kuruluşuna danışın.

KaynakKaynakça
Ebru Çelik
Ebru, uzun yıllardır dijital yayıncılık, içerik editörlüğü ve haber yazımı alanlarında çalışan bir editördür. Kariyeri boyunca çeşitli yayın organlarında görev almış; farklı hedef kitlelere yönelik içeriklerin hazırlanması, düzenlenmesi ve yayın süreçlerinin yönetiminde aktif rol üstlenmiştir. Özellikle yaşam, sağlık, kültür ve gündelik hayata odaklanan içeriklerde sade, güven veren ve okunabilir bir editoryal dil benimser. Doğruluk, kaynak hassasiyeti ve içerik kalitesini ön planda tutan Ebru Çelik, hem güncel yayın akışına uygun metinler hem de uzun soluklu dijital içerikler üzerinde çalışmaktadır.