Bazen hazır yoğurt alır, kapağının altındaki o ambalajı bir çırpıda koparırsın, çok geçmeden o ambalajın üzerinde yoğurdun son kullanma tarihinin yazdığını hatırlar pişman olursun ya da aldığın ürünün üzerinde yazan son kullanma tarihi zamanla silinmiş, okunmaz bir hale gelmiştir ya…

Eğer bu senaryolar size de çok tanıdık geliyorsa yaklaşın böyle!

Abartmak gibi olmasın ama birazdan öğreneceğiniz ipuçları hayat bile kurtarabilir. Zira bu ipuçlarını doğru bir şekilde değerlendirirseniz son kullanma tarihi geçmiş bir ürünü, üzerinde son kullanma tarihi yazmıyor olsa bile kolayca anlayabilirsiniz.

Şöyle kolay olanlardan başlayalım: Bozuk yumurta suyun üzerinde kalır

Mutfağa yeni yeni girmeye başlayanlar için oldukça işe yarayacak bu yöntem kısaca şöyle: Bozuk olup olmadığından şüphelendiğiniz yumurtaları alıyor ve içi su dolu bir bardak ya da kabın içine koyuyorsunuz. Eğer yumurtalar tazeyse dipte kalıyor, eğer bozuksa suyun üzerine çıkıyor ve orada öylece kalıyor. Eğer yumurtalarınız suyun üstünde kalırsa kullanmanız önerilmiyor.

Yoğurdun son kullanma tarihi geçtiyse her zamankinden çok daha çabuk ve çok daha fazla sulanır

Yoğurdun bozuk olduğunu anlamanın yolu üzerinde küfler oluşmasını beklemek ya da ancak bunu görünce anlamak değil elbette. Bozulduğundan şüphelendiğiniz yoğurt her zamankinden daha hızlı bir şekilde sulanmaya başladıysa örneğin yoğurdun bulunduğu kaptan başka bir kaseye aktarır aktarmaz yoğurt neredeyse yarısına kadar su içinde kalıyorsa bu yoğurdu kullanmanız pek önerilmiyor.

Aynı şekilde, tahmin edebileceğiniz gibi üzerinde renk değişimleri gözlemlediğiniz yoğurtları da tüketmemeli, sadece yeşilimsi küflerden değil aynı zamanda (kaymak hariç) sarı tonlarında oluşan lekelenmelerden de kaçınmalısınız.

Bozulduğu çok zor anlaşılan ürünlerden olan zeytinyağının son kullanma tarihi geçtiyse zeytin kokusu alamazsınız

Yağların son kullanma tarihlerini akılda tutmak da, bozulup bozulmadıklarını da anlamak bir hayli zor, kabul. Özellikle yağı aldığınız şişeden farklı cam bir şişeye aktardığınızı düşünürsek çoğunlukla üzerinde bir ibare de yer almıyor. Ama hemen endişelenmeyin, bunun da bir yolu var. Söz konusu olan zeytinyağı ise, zeytinyağının bozulduğunda o mis gibi kokusunu kaybettiğini, daha metalik bir kokuya sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Eğer yağınızdan zeytin kokusu almıyorsanız ya da tadına baktığınızda tadı, eskisine göre çok daha fazla acımsı geliyorsa yağınız bozulmuş olabilir, aman dikkat.

Pişirilmemiş etler bozulunca daha yapışkan bir dokuya sahip olur

Sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş gıdalar da dahil olmak üzere buzdolabına ya da buzluğa attığınız tüm et türleri bozulduğunda aslında kokularıyla kendilerini ele verebiliyorlar. Ama siz, kötü bir koku almamanıza rağmen bozulmuş olabileceğini düşünüyorsanız ya da “Ben kokusundan çok anlamam” diyorsanız dokusunu da inceleyebilirsiniz. Eğer elinize aldığınızda çok yapışkansa, elinizde neredeyse bir jöleyi tutuyormuş gibi bir his oluşturuyorsa o et bozulmuş demektir.

Balık da bozulduğunda hem dokusu hem görünüşü hem de kokusu değişir

Balık da aslında diğer et türleri gibi bozulduğunu hem dokusu hem de kokusuyla belli eder. Kokusu ağırlaşan balığın derisi çok daha kaygan bir hal alır, eti yapışkanlaşır. Ancak balığın bozuk ya da bayat olup olmadığını anlamak için bunların dışında dış görünüşüne de dikkat edebilirsiniz. Eğer gözleri içe çökük ve matsa bu da balığın uzun süre susuz kalmasından dolayı bayat olduğu anlamına gelir. Aynı şekilde balığın ağzı kapalıysa taze, açıksa bayat demektir. Siz, siz olun aldığınız bir balığı en fazla 2 gün içinde tüketin. Aksi halde zehirlenme gibi tehlikeli sonuçlarla karşılaşabilirsiniz, aman diyelim.

Mantarlar bozulduğunda sulanmaya ve yumuşamaya başlar

Mantar zehirlenmesi bildiğiniz gibi çok yaygın, ancak endişelenmeyin bu durum mantarın bozulmasından değil çeşitlerinden kaynaklanıyor. Yemek üzere satılan ve güvenilir yerlerden aldığınız kültür mantarlarını tazeyken güvenle tüketebilirsiniz. Ancak mantarları taze almış olsanız dahi uzun süre kullanmadan beklettiyseniz bozulup bozulmadığını anlamanız önemli. Mantarlar bozulduğunda sulanmaya başlıyor. Eğer mantarlarınızı sakladığınız kap ya da poşette sulanmalar söz konusu olduysa mantarınız bozulmuş demektir.

Aynı şekilde mantar bozulduğunda kararma ve yumuşama gibi görünüş ve doku değişiklikleri de söz konusu oluyor, söylemeden geçmeyelim.

Krema, bozulduğunda suyun içinde beyaz parçalar halinde gözükür

Kremalı tavuklar, makarnalar, tatlılar, ana yemekler… Krema ile mutfakta birbirinden nefis tariflere imza atıyorsanız buzdolabında krema bulundurmanız kaçınılmaz oluyor. Ancak kremanın da oldukça dikkat edilmesi gereken bir raf ömrü var. Eğer kremanın bozulup bozulmadığını anlamak istiyorsanız kremanın içinden 1 yemek kaşığı kadar alın ve bir bardak suyun içine ilave edip güzelce karıştırın. Eğer bu işlemin sonunda krema su ile homojen bir şekilde karışıyorsa hala kullanılabilecek kadar taze demektir. Ama suyun içinde beyaz parçalar halinde duruyorsa bu bozulduğuna bir işarettir ve kullanmamanızda yarar var demektir.

Sarımsak bozulduysa rengi sararır ve dokusu süngerimsi bir hal almaya başlar

Siz de sarımsakları birkaç seferde bol bol alıp sonra tüm yıl onları kullananlardansanız bu bilgiler epey işinize yarayacak demektir. Sarımsak bozulduğunda öncelikle kabuklarında kararmalar meydana gelir. Bunu tam olarak anlayamayacağınızı düşünüyorsanız sarımsak dişlerinin kabuklarını soyarak da test edebilirsiniz. Kabuğunu soyduğunuz sarımsağın rengi olması gereken o beyazımsı renkten uzak, sarıya çalan bir renkse ve dokusu süngerimsi bir hal aldıysa o sarımsak bozuk demektir.

Patatesler bozulduğunda yeşillenmeye ve filizler vermeye başlar

Hemen herkesin bildiği üzere patates uzun süre bekletildiğinde hızla filizlenmeye başlar. Filizlenmiş patateslerin yenilmesi önerilmediği gibi rengi sarıdan yeşile dönen patateslerin de tüketilmesi kesinlikle önerilmez. Çünkü bu yeşil rengin sebebi patateste bir çeşit zehir olarak anılan solanin adlı maddenin salgılanmaya başladığı anlamına gelir, aklınızda bulunsun.

Hoşunuza gidebilir