Fırıncılık yaparak, ekmek mayalayarak hayatını kazanan ardından 53 yaşında tıp fakültesinden mezun olan Mustafa Ercüment Alat’ın herkese, özellikle gençlere ilham olacak hayat hikayesini anlatacağız.

Çünkü insan isterse her şeyi başarır.

Tıp fakültesini yarıda bırakmak zorunda kalan bir adam

Mustafa Ercüment Alat, gençliğinde tıp fakültesini kazanıyor ancak hem maddi imkansızlıklar hem de derslerdeki başarısızlıklarından dolayı okulu bırakmak zorunda kalıyor. Üniversitede okurken maddi durumu kötü olduğu için ve harçlık biriktirmek için dört sene boyunca bir otobüs firmasında terminalde çalışıyor. Öyle ki yılları sabahtan akşama kadar derse girerek, dersten çıkıp akşam hiç uyumadan terminalde çalışarak ve sabah yine işten çıkıp okula giderek geçiyor.

Ancak maalesef Mustafa Bey’in doktor olma hayalleri o üçüncü sınıftayken sekteye uğruyor ve okulu bırakmak zorunda kalıyor. Ama Mustafa Ercüment Alat asla vazgeçmiyor.

Fırıncılık yapıyor, ekmek mayası satarak geçimini sağlıyor

Okulu bıraktıktan sonra fırında çalışmaya başlıyor Mustafa Bey. Ekmek mayası satıyor, evini geçindirmeye çalışıyor bu şekilde yıllarca. O sırada evlenen Mustafa Bey’in sonra ekonomik durumu yeniden bozuluyor, parasını kaybediyor. Ta ki 2012 yılına kadar. Tarih 2012 yılını gösterdiğinde Mustafa Bey’in de hayatı değişiyor.

Mustafa Ercüment Alat üniversiteyi yarım bırakan öğrenciler için 2012’de çıkan afla tıp fakültesine geri dönüyor. 25 yıl eğitim hayatına ara verdikten sonra tam 46 yaşında yeniden birinci sınıfa başlayan Mustafa Bey ilk girdiği sınavdan 73 alıyor ve “Ben bunu yaparım” diyor. Haksız da çıkmıyor. Mustafa Bey 53 yaşında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’den mezun olarak doktor oluyor.

Gençlerin önünü açmak için TUS’a girmeyecek

Tüm bu azmi ve başarısına rağmen Mustafa Ercüment Alat’ın aldığı da çok sıra dışı bir karar var. Kendisi Tıpta Uzmanlık Sınavına (TUS) girmeyeceğini söylüyor. Sebebini ondan dinleyelim:

“Ben TUS’a girdiğim zaman bir genç insanın hakkını yiyeceğim. O zaman o genç, TUS’u kazanamayacak. Bundan dolayı girmeyi düşünmüyorum. Normal ömrü 70 yıl görürseniz, ben bu ülkeye 20 yıl hizmet ederim ama bu kardeşlerim bu ülkeye en az 50 yıl daha hizmet edecekler. Birinci sınıftan beri idealim, iyi bir pratisyen hekim olmak. İyi bir pratisyen hekim olduğunuz zaman sağlık sistemi ancak öyle düzelir. Biz birinci basamakta iyi hizmet verirsek hastanedeki hocalarımız daha rahat ederler. Buradaki hastaya daha güzel hizmet verilir. Sağlık sisteminin düzelmesi için birinci basamağın rayına girmesi lazım.

Gençler hiçbir şeyden korkmasınlar, yılmasınlar. 53 yaşındaki bir insan bu işi yapabiliyorsa bir genç hedefine isterse ulaşır.”

Hoşunuza gidebilir