Vücuttaki pH dengesi sadece kanser hastaları için değil herkes için büyük önem taşır. Bu denge tüm sağlığımızı etkiler ve sağlıklı olabilmek için vücudumuzu alkali bir duruma getirmemiz gerekir.

Vücudumuz 7.35’lik bir alkali pH derecesine gelmek için büyük çaba harcar ama kötü beslenme stres bunu aside dönüştürebilir. Bu da bir çok hastalığın oluşmasına neden olabilir. Günümüzde kötü beslenme, kimyasal ve zehirli toksinler, mikrodalga yemekleri ve fast food çok yaygın olduğundan vücudu istenen alkali seviyesine getirmek çok zordur.

Kötü beslenme alışkanlıkları vücutta asidik bir ortam yaratır ve bu da kanser başta olmak üzere bir çok hastalığın görülme riskini arttırır.

Herkesin Acilen Öğrenmesi Gereken Alkali Diyeti

Bu nedenle sağlıklı ve alkali bir beslenme düzenini takip etmek, vücudun dengesini sağlamak, iyileşme sürecini hızlandırmak ve iyi hissetmek için çok önemlidir.

Aşağıda sizinle vücuttaki pH dengesini nasıl koruyabileceğinize ve nasıl alkali beslenebileceğinize dair bilgiler paylaşacağız. Alkali beslenme bir çok hastalıkla mücadele etmenize yardımcı olacaktır.

Alkali Diyeti

Alkali beslenme organik yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar ve lahana, brokoli, otlar ve baharatlar, kök sebzeler, fasulye, fındık, tohumlar, mercimek, bezelye, soğan, sarımsak, pırasa, frenk soğanı ve glütensiz tahıllardan oluşmalıdır.

— İstediğiniz kadar sebze ve meyve tüketebilirsiniz. Haftada bir kaç gün 50-100 gr arası çimle beslenmiş büyükbaş hayvan eti, organik kümes hayvanları veya taze balık yiyebilirsiniz.

— Şekerden uzak durun, kanser hücreleri normal hücrelere göre daha fazla glukoz kullanır. Ayrıca şeker vücuttaki magnezyum seviyesini düşürerek kanser riskini arttırır. Doğal tatlandırıcılar olarak bilinen bal ve agave de beslenme düzeninden çıkarılmalıdır. Bunların yerine tatlandırıcı katılmamış elma sosu, incir, kuru kayısı veya taze ananas tüketebilirsiniz.

— Yapılan bazı araştırmalara göre süt ürünleri içerdikleri kazein proteini nedeniyle en çok kansere yol açan gıdalardandır.

— Glütenli tahıllardan uzak durulmalıdır. Glüten şişkinlik ve iltihaba yol açar. Yüksek glüten içeren çavdar, tam tahıllar, buğday, makarna, ekmek, kahvaltılık mısır gevreği, kurabiye, kek, muffin, kraker ve benzeri diğer pastane mamüllerini tüketmemelisiniz.

Bunların yerine kinoa, pirinç, darı, kara buğday ve horozibiği gibi glütensiz tahılları tercih etmelisiniz. İçerisinde şeker katısı veya işlenmiş yağlar olduğu için glütensiz hazır yiyeceklerden de uzak durmakta fayda var.

Bu diyet programını isterseniz videomuzdan da öğrenebilirsiniz.

Hoşunuza gidebilir